Ziyaretçi Defteri
Videolar
Gündem
 
LinkedIn / Twitter
Fotoğraf Galerisi
Tokat Resimleri
Ziyaretçi Sayısı

188422

     

ŞEKER PANCARI ÜRETİCİLERİ



Temel gıda maddelerinin en önemlilerinden biri olan, şeker ve hammaddesi şeker pancarı, ülkemiz için tarladaki bitki ve sofradaki şeker olmayıp, çok daha yüksek katma değeri olan vazgeçilmez, tarımsal stratejik bir üründür. Zira pancar şekeri et ve süt gibi temel gıda ürünlerinin önemli bir ham maddesi, hayvancılık sektörü için ise önemli bir yem kaynağıdır. Ayrıca beslenme alışkanlıklarımız ve geleneksel damak zevkimizi de ilave ettiğimizde dışa bağımlı kalmadan mutlak üretmemiz gereken bir üründür.

Bu kadar önemli ve avantajlı bir ürün olan şeker pancarı, çiftçimizin vazgeçeceği ve hükümetin gözden çıkardığı bir konuma gelmektedir. Şeker pancarı çiftçisi küsmekte, fabrikalarının kapanması ile karşı karşıya kalan işçilerde kara kara düşünmektedir.

Şeker pancarı Türk tarımı açısından çiftçiyi tarlaya ve köye bağlayan, ailenin tüm fertlerine çalışma imkânı sağlayan, nüfusu kırsal kesimde tutan, haliyle iç göçü yavaşlatan ürünlerin başında gelmektedir. Bugün 1.7 milyon üretici pancar kooperatiflerinin ortağıdır.

Şeker pancarı katma değeri en yüksek üründür. Yetiştiği alanlarda, diğer ürünlere göre 4 kat daha fazla katma değer sağlamaktadır. Son birkaç yıldır dünya şeker piyasalarında yaşanan gelişmelerle stratejik ürün sıralamasında baş sıralara yükselen şekerin, gıda güvencesi olarak sahip olduğu önem, küresel kriz nedeniyle daha da artmıştır.

AB Şeker Rejimi Reformu ve şeker hammaddeleri kullanılarak yapılan biyoetenol üretimindeki artış tüm dünyada 9-10 milyon ton şeker arzı açığı oluşturmuştur. Bunun sonucunda birkaç yıl öncesine kadar 250 $/ton alan dünya fiyatları 2009 Ağustos ayında 600 $/ton a çıkmış, böylece pancar şekeri, dünyanın yeni yükselen değeri haline gelmiştir.

Gerek İlimizde gerekse ülkemizde bu endüstri ürününü rahatlıkla yetiştirebileceğimiz uygun durumdaki tarım alanlarımız mevcuttur.

Aynı zamanda hayvancılık, taşımacılık gibi sektörlerle de direkt ilişkili bulunan şeker pancarı, dolaylı ve dolaysız yollardan birçok sektöre de gelir sağlamaktadır. Yalnızca Turhal Şeker Fabrikasının bir yılda Devlete sağladığı üretim değeri 171milyon TL, diğer sektörlere sağladığı değer 17 milyon 600 bin TL, devlete vermiş olduğu vergi ise 11 milyon 900 bin TL dir.

Şeker pancarı istihdam sorununa çözüm olacak en önemli ürünlerden biridir. Çapa ve hasat dönemlerinde, 250 bin tarım işçisi ile işsizlere, 120 gün süreyle iş imkânı sağlamaktadır. Aynı zamanda bir dekar şeker pancarı tarımı, tarımda ve sanayide toplam 93 saat istihdam yaratmaktadır.

Fabrikalar kapandığı zaman, pancar üretimi ile hayatlarını devam ettiren çiftçiler aç kalacaklar, ülkemiz de çok önemli bir stratejik ürünü kaybetmiş olacaktır. Ayrıca fabrikalar da çalışan işçiler de, işini kaybedecek ve bölgeye gelen paralar ortadan kalkacaktır.

Sayın Milletvekilleri,

Fabrikalarımız üretime devam etsin. Çiftçimiz, köylümüz mağdur edilmesin. Bunun faturası çok ağır olur. Şeker sektörü de bankalar gibi yabancıların eline geçer. Ülkemiz çok önemli varlıklarını kaybettiği gibi, insanlarımızı önce ekonomik, sonra psikolojik sıkıntılara sokacaktır.

Sayın Milletvekilleri,

Dünyaya şöyle bir bakalım. Pancardan Şeker üretimi AB'de 13–14 milyon ton, ABD de ise yaklaşık 4 milyon tondur. Bu ülkeler dünyanın en çok, pancar şekeri üreten ve pancar şekeri üretimini destekleyen ve aynı zamanda teşvik eden ülkelerdir. Acaba biz ülkemizde aynı desteği sağlıyor muyuz?

Bu ülkeler pancar üretimine öncelik vermekte ve sürekliliğini sağlayacak bütün tedbirleri de almaktadır. Bu ülkelerde tarımın doğası gereği stoklar vardır. Ancak 2–3 milyon ton stoklarına rağmen o ülkelerin hiç birinde hazine yöneticilerine kimse şekerde stokumuz var demiyor. Kota uygulayarak üretimi kısın, IMF, DTÖ (Dünya Ticaret Örgütü) ve Dünya Bankası stok tarım ürünleri istemiyor baskısı yapmıyor.

Çiftçiyi destekliyoruz diyorsunuz. Bakınız destek nasıl oluyor; AB ülkeleri şekere maliyetinin yaklaşık %70'i oranında 472 Euro/ton destek vermekte dünya pazarlarında pancar şekerinin, kamış şekeri ve NBŞ (Nişasta Bazlı Şeker) ile rekabeti sağlanmaktadır.

Yine AB ülkeleri mevcut stoklarına rağmen Şekerpancarı üretimini kısmamakta, her yıl dâhili tüketimlerinin üzerinde üretim yapmaya devam etmektedirler.

Acaba bizim ülkemizde bunlar yapılmakta mıdır?

AB ülkeleri şeker ithaline %200 gümrük vergisi koymuşken,

Bizde bu oran 2004 yılında %135'lere çekilmiştir.

Acaba bunu neden hükümet yapmıştır.

Ülkemizde şeker pancarı çiftçisine ton başına 142 euro destek sağlanmaktadır. Şeker pancar tarımı, sanayisi, alt sanayi dalları ile birlikte GSMH'ye 3 milyar dolar değer katmaktadır. Ülke nüfusunun %15'inin geçimi bu tarım ürünündedir. Şeker sanayi 500 bin çiftçi ailenin, sanayide ise 25 bin çalışanı ile alt sanayi kollarında çalışanlarla beraber 10 milyonu aşkın insanla ilişkilidir.

Pancar tarımı yılda 25 milyon tonluk taşıma hacmiyle bu sektöre de katkı sağlamaktadır. Aynı şekilde yeşil yaprakların gübre haline gelmesiyle pancar üretiminden sonraki yıl verimli bir toprak oluşmaktadır.

Şimdi sizlere 1997–2008 yılları arasındaki şeker üretim bilgilerini kısaca paylaşmak istiyorum. 1997 yılında pancar ekim alanı, 466.652 hektar, pancar üretimi 18 milyon 425 bin ton, şeker üretimi 2 milyon 292 bin ton, ihracatımız 173 bin 700 ton, ithalatımız 0 iken, 2008 yılına baktığımızda, pancar ekim alanı, 320.731 hektar, pancar üretimi 15 milyon 488 bin ton, şeker üretimi 2 milyon 132 bin ton, ihracatımız 5 bin 400 ton ithalatımız ise 4300 ton dur.

Şeker kurumu istatistiklerine göre her yıl çiftçi sayısı azalmaktadır.

Şimdi sizlere soruyorum. Toprak kaybımız mı var, nüfus kaybımız mı var. Topraklarımız boş beklemekte, nüfusumuz ise artmakta iken bu ters matematiği nasıl izah edeceksiniz?

Bütün bunların perde arkasında bu günkü iktidarın yanlış politikaları ve ülkemizi her türlü tarım ve sanayisini bitirecek dış güçlerin eli vardır. Çiftçilerimize kota koyarak, pancar üretimini adeta durdurmuşlardır. Fabrikaları yarı kapasite ile çalıştırmak zorunda bırakmışlardır. Bunun neticesinde tam kapasite ile çalışmayan fabrikalar zarar eder konuma getirilmiştir. Amaç zarar ettirilen fabrikaları böyle özelleştirme adı altında kapatıp, ülkemizi dışa bağımlı hale getirmektir. Bütün bunları düşünen ve hazırlayan dünya üzerindeki tekeller ile tröstler, uygulayan da bugünkü AKP iktidarıdır.

Ülkemizde şeker pancarı ve üreticisinin kurtarılması için şunların yapılmasını istiyoruz:

1. Şeker ithalatına ve işlenmiş ürünlerine yüksek gümrük vergisi uygulanması ve devlet tarafından bunun garanti altına alınması,
2. İhracatı teşvik edici fonlar ve kaynaklar oluşturulması,
3. NBŞ üretiminde AB normlarında üretim yapacak yasal düzenlemeler (Toplam şeker üretiminin % 2 si kadar NBŞ üretimi) getirilerek denetim sağlanması,
4. Sınır ticareti ve serbest bölgeler yoluyla kaçak şeker girişinin önlenmesi,
5. Bavul ticareti yoluyla sentetik tatlandırıcıların (kimyasal tatlandırıcıların) yurda girişinin engellenmesi,
6. Şeker pancarı çiftçisi reel manada desteklenmeli, maliyetin % 70'i, AB ülkeleri gibi devlet tarafından karşılanmalı,
7. Şeker fabrikaları özelleştirilmemelidir. Her şeye rağmen özelleştirilecekse, söz öncelikle üreticilerin olmalıdır. Üreticisiz bir özelleştirme ve ortaklık oluşumu düşünülmemelidir.
8. Pancar alım fiyatları mutlaka reel şekilde düzenlenmelidir. 200 TL/Ton seviyesinde olmalıdır.

Sayın Milletvekilleri,

Şeker pancarı tarımında en yaygın kullanılan girdi gübre ve mazottur. Bir yıllık süre içinde DAP gübrenin fiyatı % 250, mazotun fiyatı % 80 artmıştır. Buna karşılık 2007 yılı Şeker pancarı fiyatı ton fiyatı 95 liradan 2008 yılında 108 liraya çıkmıştır.

Özelleştirme sonucunda ülkemizde pancar ve şeker üretimi gerileyecektir. Oysa şeker pancarı tarımı GSMH' ya Buğday'a göre 6, ayçiçeğine göre 3.5 kat daha fazla katkı sağlamaktadır.

Sonuçta Ülkemizde, tarımın yanında hayvancılık da bitme noktasına gelmiştir. Fabrikaların kapatılması ve çiftçiliğin bitmesi hayvancılık sektörüne de çok ağır bir darbe vuracaktır. Ancak çiftçimize ABD ve AB ülkelerindeki destek ve imkânların sağlanması halinde, ülkemiz şeker sektörünün bu ülkelerden daha düşük fiyata şeker üretecek potansiyele sahip olduğu da bir gerçektir.

Net şeker ithalatçısı Ortadoğu ve Orta Asya ülkelerine yakınlığı nedeniyle büyük bir avantaja sahip olan Türkiye, bütün imkanlarını seferber ederek, pancar ve şeker üretmeli, yükselen şeker fiyatlarından şeker ihraç etmenin yollarını aramalı ve gerekli pazarları oluşturmalıdır. Dünyada şeker üretme gücünü elinde bulundurmak isteyen ülkeler şeker sanayilerine gerekli yatırım ve desteği yapmaya başlamışlardır.

İşte bu yüzden diyoruz ki, gelin çiftçimizi destekleyelim. Onları, dünyanın en stratejik ve değerli ürününü yetiştirirken yalnız bırakmayalım. Elimizdeki fabrikaları özelleştirerek, insanlarımızı, çiftçimizi işsiz aşsız; ülkemizi de dışa bağımlı yapmayalım. Ülkemiz, şeker pancarı üretimini ve mamullerini en kaliteli ve en ucuz şekilde sağlayan ülkelerin başında gelmektedir. Türkiye olarak bunu avantaja çevirmeliyiz. Dünyada şeker arzı bu kadar açılmışken, şeker fiyatları bu kadar artmışken bizler kota koyarak, fabrikaları satarak kime hizmet ediyoruz.

Eğer amaç ülkede çiftçiliği bitirip, dışa bağımlı bir Türkiye yaratmaksa, değerli çiftçiler; sizlere çok önemli görevler düşüyor; Kendinizi yok etmeye ve ülkemizi pazara çevirmeye yönelik politikaları benimsemiş olan siyasi anlayışı çok iyi takip edip, onlara gerekli dersi vermeniz gerekmektedir.

     
Seçim Beyannamesi
 
 
Anket