Ziyaretçi Defteri
Videolar
Gündem
 
LinkedIn / Twitter
Fotoğraf Galerisi
Tokat Resimleri
Ziyaretçi Sayısı

188420

     

SURİYEDE İNSANLIK ÖLÜYOR İNSANLIK NEREDEDİR



Geçtiğimiz hafta insan hakları alt komisyonu üyesi milletvekilleri olarak Suriye’den gelen göçmenleri Kilis ve Kahramanmaraş illerinde kaldıkları yerlerde ziyaret ettik.
Kilis ilinde Öncüpınar ve Elbeyli Beşiriye konteyner kentleri, Kahramanmaraş’ta, Merkez Çadır Kent’teki Suriyeli mülteciler ziyaret edildi.
Her iki ildeki mültecilerin çocuklarının okuduğu kreşler ve okullar insanların kaldığı çadırlar ve konteynerler görüldü. Yetkililerden çeşitli bilgiler alındı.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk milleti Komşu ülkeden gelen misafirlere Türk konuk severliğini gösteriyor. Devlet ve millet elindeki imkânları en iyi şekilde kullanarak bu aciz ve masum insanların dertlerini bir nebze olsun hafifletmeye çalışıyor.
Biz devletin resmi organlarını orada yaşayan vatandaşlarımızı ve Suriyeli göçmenleri uzun uzun dinledik. Devletin resmi organlarının görüşleri ve orada yaşayan Türk vatandaşlarımızın gözlemleri arasında çok farklılık var.
Mülteciler teşekkürlerinin yanında bazı isteklerini de anlattılar. Kamplarda daha iyi şartlarda yaşamak, daha fazla para verilmesi, marketlerin ucuz olması, giriş çıkışlardaki zorlukların kaldırılmasını istiyorlar.
Tespitlerimizde, Vatanın birlik ve beraberliğinin, dirlik ve düzeninin bozulduğu zaman, nelerin olabileceği, insanlarımızın başına nelerin gelebileceğini net olarak gördük. Son zamanlarda ülkemizde yaşanan açılım rezaletlerinin neleri yapabileceğini açık ve net bir şekilde gördük. Bundan dolayı da Ne Mutlu Türküm Diyene sözünün ülke insanımızı birleştirici büyük bir güç olduğunu, tekrar tekrar söylemeliyiz.
İldeki tespitlerimizi de şöyle anlatmak istiyorum.
Kamplarda son dönemlerde sınırın hemen arkasında yaşanan çatışmalar, ciddi rahatsızlıklara ve güvenlik endişelerine neden oluyor. Kilis ilinden karşıya Suriye tarafına geçiş, yolgeçen hanı haline gelmiş. Suriyeliler kamptan ayrılıp rahatça karşıya geçebiliyorlar.
Ülkemize gelenlerin kimler olduğu tam olarak bilinemiyor. PKK’lımı, ajan mı, yoksa gerçekten hayatı tehlike yaşayan Suriyeliler mi oldukları anlaşılamıyor.
Ülkelerinde sefalet içinde yaşayan işsiz güçsüzlerin yanı sıra güven telkin etmeyen gayri meşru işlere bulaşmış bu yüzden ülkelerini terk etmiş insanlarda bulunuyor.
100 bin civarında Türkmen’in yanı sıra 600 binin üzerinde, diğer grupların, ülkemizin çeşitli yerlerinde yaşamakta oldukları gayri resmi bildiriliyor.
Sığınmacılarda kendi aralarında ve Türk vatandaşlarıyla kavga, hırsızlık, fuhuş yaralama hatta cinayete kadar varan olaylara karışan insanlara rastlanıyor.
Ülkemizde ve Kilis, Kahramanmaraş illerimizde, sıfır noktasında olan kızamık ve çocuk felci hastalığı yeniden yaygın hale geliyor. Bu hastalıklarla ilgili çocuklar sağlık merkezlerine başvuruyorlar.
Suriye’den gelen insanların koruyucu hekimliğin kalmadığı, aşıların yapılmadığı çeşitli hastalıklarla karşı karşıya oldukları düşünülürse, ülkemizin nasıl bir tehlikeyle karşı karşıya olduğu daha iyi anlaşılacaktır. Bundan dolayı da o bölgeden gelen insanlarda, başta çocuklar olmak üzere sağlık kontrolünden geçirilmeli ve takip edilmelidir. Sağlık Bakanlığı yetkililerini uyarıyorum. Çocuk felci, tüberküloz, sıtma, kızamık olan birçok hasta ile bir anda ülkemiz karşılaşabilir.
Diğer bir konuda uyuşturucu ve kaçakçılık olaylarının artmış olduğuna dair görüşlerdir. Bu bölgeler geçmişte zaten uyuşturucu ticaretinin yoğun olduğu yerlerdir. Şimdi de PKK bölgede elini kolunu sallayarak her türlü eylemi kaçakçılığı yapmaktadır. Giriş çıkışların kolaylığı sınır denetimlerinin gevşekliği uyuşturucu ticaretini arttırmıştır. Adım başında kaçak sigara satan insanlarla karşılaşılaşılabilmektedir. Halk sokak başlarında uyuşturucu satışının kolayca yapıldığını söylüyor.
Her iki ilde de gerek kayıtlı, gerekse kayıt dışı istihdam yoğun şekilde görülüyor. Kamplarda devletimizin kontrolünde kalan insanlardan 2-3 kat daha fazla kayıtsız Suriyeliler çeşitli yerlerde kalıyorlar. Suriye gizli istihbaratı yerimizi ve adımızı bilmesin diye kayıtlara geçmiyorlar. Suç işlendiği zaman savcılarca kimlik tespitleri sadece beyana göre yapılabiliyor. Buda adliyede, işlemlerde zorluklar yaratıyor.
Kamplarda kalan insanlara kişi başına aylık 80 lira veriliyor. Kamplar dışında kalan Suriyelilere hiç yardım yapılmıyor. Bölge belediyelerine ve vatandaşlara bırakılıyor. Bu durumda da şehirlerde birçok huzursuzluk ortaya çıkarak kanunsuz hadiseler oluşturuyor. Dilenciliğin, kaçakçılığın artmış olması bu yüzdendir.
Ayrıca Suriyelilerin bölgedeki işyerlerinde haftalık 50-75 lira arasında çalıştırılması, ucuz iş gücü yaratırken bölge insanını da işsiz bırakıyor.
Bölgedeki çiftçilerinin üretimlerinin para etmediği, esnafın zarar ettiği ortamda birde ucuz işçilik, işsizliği arttırarak, bölge halkını tedirgin ediyor.
Bir başka sorunda Suriyeli sığınmacıların 3’ünün, 5’inin bir araya gelerek ev kiralamaları, daha sonrada burada 20-30 kişi olarak yaşamaların da görülmektedir. Çok büyük gürültüler çıkarılmakta, kavgalar olmakta apartman sakinlerinin huzurunun kaçtığı şikâyetleri yapılmaktadır.
Kahramanmaraş ili yoğun olmak üzere 100 binin üzerinde Türkmen’de mülteci konumuna gelmiştir. Devletimiz Türkmen göçmenleri de diğerlerinden ayırmamıştır. Ancak şu anda yaşanan çatışmaların birçoğu Türkmenlerin Suriye’de yaşadıkları bölgelerde olmaktadır. Türkmenlerde korku içinde olan biteni takip etmektedirler.
Dün TOBB, TEPAV binasında Suriye Türkmen Meclis Başkanı Tuğgeneral Fayez Amro kamuoyuna açık, bizimde katıldığımız bilgilendirme toplantısı yapmıştır. Toplantıda Türkmenlerin çok zor şartlarda Suriye’de yaşadıkları, acil yardım gerektiği anlatılmıştır.
Sonuçta Suriyeli vatandaşlar çok büyük insanlık dramı yaşamaktadırlar. Bu dramı yaşatanlar dünyaya mutlaka hesap vermelidir. Suriye’nin yönetimiyle muhalifler arasındaki çatışmalar her geçen gün artmakta binlerce insan ölmekte, yaralanmakta ve evini mal varlığını bırakarak komşu ülkelere sığınmaya çalışmaktadırlar. Bu durumlardan 6 ay, 1 yıl içerisinde, bölgeye demokrasi gelecek, diyen başta AKP iktidarı ve diğer aktörler sorumlu değil midir?
Bu sorunların bir an önce çözülüp Suriye’de barış ortamı sağlanarak sığınmacıların ülkelerine dönmesi en büyük dileğimizdir.

     
Seçim Beyannamesi
 
 
Anket