Ziyaretçi Defteri
Videolar
Gündem
 
LinkedIn / Twitter
Fotoğraf Galerisi
Tokat Resimleri
Ziyaretçi Sayısı

188422

     

AKP HÜKÜMETİ TÜRK DÜNYASINI UNUTTU



Son günlerde Irak Türklerine ve Doğu Türkistan Türklerine karşı saldırılar artmış, katliamlar yapılmaya başlanmıştır.
25 Haziran 2013 günü, Selahattin kenti, Tuzhurmatu ilçesinde haince terör saldırısı sonucu Irak Türkmen Cephesi Başkan Yardımcısı Sayın Ali Haşim Muhtaroğlu ile Selahattin Kenti Vali Yardımcısı Sayın Ahmet Koca başta olmak üzere çok sayıda kardeşimiz hayatını kaybetmiştir.
Irak Türklerine son yıllarda çok ağır saldırılar, planlı yok etmeler yapılmaktadır. Irak’ın ABD ve koalisyon güçlerince işgali sonucu, Türklere çok büyük kayıplar vermişlerdir. ABD destekli Peşmergeler Irak Türklerine her yerde saldırmış, Kerkük başta olmak üzere birçok şehirde demografik yapıyı değiştirip, göçe zorlanmışlardır.
Saldırılar sonucu birçok kardeşimiz canını kaybetmiş, yaralanmış Irak’ı terk etmek mecburiyetinde kalmıştır. Son zamanlarda özellikle iş ve güç sahibi olan Türklere karşı planlı saldırılar tekrar artmıştır. Doktorundan, Mühendisine kadar bir çok kardeşimiz, kaçırılmakta, yada öldürülmektedir. Türkmen kanını akıtmakla görevli saldırganlar, katliam üstüne katliama yapmaktadırlar.
Canlı bombalar, suikast görevlileri, teröristler, kiralık katiller hiç ara vermeden ölüm saçmaktadırlar. Türkmen kimliği, Türkmen varlığı, Türkmen eserleri, Türkmen şuuru kanlı emellerin hedefidir. Türkmenler zorla göçe tabi tutulmakta, baskılar giderek artmaktadır.
21.yy da Doğu Türkistan’da zalimane bir baskı ile saldırılar ve katliamlar yapılmaktadır. Avrupa ve Amerika başta olmak üzere bütün dünyanın şiddet uygulanan vahşeti görmesi ve yakın takibe alması gerekir. Bugün dünyadaki en ağır kâbus Doğu Türkistan’da yaşanmaktadır. Son günlerde Uygur bölgesinde saldırılar ve katliamlar artmıştır. Onlarca kardeşimiz hunharca öldürülmüşlerdir.
Dünyada hukukun, adaletin, kanunun olmadığı ülkelerin başında Çin gelmektedir. Çin’de ne hâkim, ne savcı, ne polis Doğu Türkistan’da kardeşlerimize uygulanan zulümlere karşı hiçbir şey yapmıyor. Çin’de 30 milyona yakın Türk’ün akıbetinin ne olduğu bilinmiyor. Hapishanelerde, karakollarda zalimane işkencelere devam ediyorlar. Akıl hastanelerine binlerce Uygur Türk’ü sevk edilmiş olup, Doğu Türkistan’da on binlerce kişi yargısız olarak infaz edilmektedir.
Doğu Türkistan ve Irak’ta yaşanan olaylar ve zulüm, dünyanın en önemli olaylarının başında gelmektedir.
İşte bütün bunlar göz önüne alınınca Türkiye’nin, kardeşlerimize sahip çıkması gerekir. Ancak AKP hükümeti maalesef Irak, Doğu Türkistan, Suriye, Ahıska, Karabağ’daki Türk kardeşlerimize sahip çıkmıyor. Bu doğru değildir.
Başbakan Barzani ile görüşüyor, partisinin genel kongresine davet ediyor.
Neredeyse 5-6 senedir beri Türkmen temsilcileri ile görüşmüyor. Onları dinlemiyor. Türkmenlerin kaderi Peşmergelerin eline, insafına terk edilmiş durumdadır.
Yanı Türkmenlerin etnik temizliğe tutulup yok edilmesi, baskı ve dayatmalara maruz kalması ne hükümeti, nede başbakanı pek fazla ilgilendirmiyor. Bu Türkmenlere yapılan çok büyük yanlış ve haksızlıktır.
Ancak Türkmenler çok sabırlı olsalar da, artık güçleri, tokatları kalmamıştır. Türkmen kardeşlerimiz kasıtlı olarak yalnızlığa itilmekte, izole edilmekte ve can evlerinden vurulmaktadır.
Tuzhurmatu’da Türkmen liderlere yapılan saldırılar ne ilk nede sondur. Ancak Kerkük, Musul, Telafer, Tuzhurmatu, diken üstündedir. Güvensizlik, karmaşa, belirsizlik almış başını gitmektedir. Türkler şaşkın, ne yapacağını bilmiyorlar.
Başbakan Erdoğan Tuzhurmatu’daki, Kerkük’teki feryatları mutlaka duymalıdır. Hükümet soydaşlarımızın, dünyanın her tarafındaki yaşadığı ıstırapları mutlaka duymalı, gereği yapılmalıdır.
Doğu Türkistan’da, Uygur Türkleri de kan ağlamaktadır. Hükümet Barzani’ye, Talabani’ye kucak açarken neden Doğu Türkistan lideri Rabia Kadir’e sahip çıkmamaktadır. Rabia Kadir dünyanın kabul ettiği bir lider, kahramandır. Doğu Türkistan Türlerinin haklı davasını dünyanın her tarafında her türlü imkânsızlıklara rağmen yılmadan yiğitçe anlatmaktadır. Rabia Kadir hanımefendi ülkemize davet edilmeli, sahiplenilmelidir.
O, insanlar bizim kardeşlerimizdir. Sivil Toplum Kuruluşları başta olmak üzere, hükümet onların her türlü konusunu sahiplenmelidir. Haklı isteklerini dünyanın her tarafına taşımalı, toplumlardan tepki ortaya çıkarmalıdır. Ancak bunların hiçbirisi, ya hiç yapılmıyor, ya da yetersiz yapılıyor.
Hâlbuki Türkiye’nin güvenliği Kıbrıs’tan, Kerkük’ten, Ahıska’dan, Karabağ’dan geçmektedir. İşte bütün bunların araştırılarak gerekli önlemler alınmalıdır. AKP hükümeti ve Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan Irak Merkezi hükümeti ile Barzani’nin değil Türkmen kardeşlerimizin haklı davalarını savunmalı, konuyu uluslararası kuruluşlara götürmelidir. Sivil Toplum Kuruluşları harekete geçmelidir.
Yüce Türk Milleti Kerkük’te, Ahıska’da, Doğu Türkistan’da, Kıbrıs’ta, Karabağ’da Şusa’da olmalı, oraları yakinen takip etmelidir.
Türkiye Türkleri olarak soydaşlarının yanında olup, Türklere yapılan bütün saldırıları lanetlemekteyiz. Tuzhurmatu Türk’tür, Kerkük Türk’tür, Türkmenlik bayraktır, vatandır, sevdadır. Dünya Türklüğü her zaman bizim sevdamız olarak da kalacaktır. Kimse bunu değiştiremeyecektir.
Kardeşlerimize yapılan zulümleri, hainlikleri yakinen biliyor ve takip ediyoruz. Türk Milliyetçileri olarak onların yanındayız. Onlarla beraberiz. Mutlaka çekilen acıların hesabını da bir gün soracağız.
Yukarıda anlattığımız nedenler göz önüne alınarak, Türkiye Büyük Millet Meclisince araştırılmalı ve gereken tedbirler alınmalıdır. Araştırma önergemiz bu amaçla hazırlanmıştır.
Dr. Reşat Doğru
Milliyetçi Hareket Partisi
Tokat Milletvekili

     
Seçim Beyannamesi
 
 
Anket