Ziyaretçi Defteri
Videolar
Gündem
 
LinkedIn / Twitter
Fotoğraf Galerisi
Tokat Resimleri
Ziyaretçi Sayısı

188422

     

TÜRKİYEDE MADDE BAĞIMLILIĞI ARTIYOR



Milliyetçi Hareket Partisi Tokat Milletvekili Sayın Dr. Reşat Doğru’nun 26.06.2013 tarihinde okullarımızda, uyuşturucu kullanma ve madde bağımlılığı durumunun tespiti varsa alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla verilen Meclis Araştırma önergesinin görüşmelerinde yapmış olduğu konuşma metnidir.
TÜRKİYEDE MADDE BAĞIMLILIĞI ARTIYOR
Ülkemizde uyuşturucu madde kullanımı dünyada birçok ülkede olduğu gibi, her geçen gün artmaktadır. Uyuşturucu kullanım yaşı da on bir yaşlara kadar inmektedir. Yani İlköğretim çocuklarına kadar yaş inmiştir. Bu çok vahim bir tablodur. Okullarımızda bu yönlü araştırmalar yapılıp, gerekli önlemler alınmalıdır. Araştırma önergemizde bu amaçla hazırlanmıştır.
Günümüzde madde kullanımının önüne geçilmediği takdirde ülkelerin en önemli sorunu olarak karşımıza gelecektir. AKP iktidarının sosyal düzendeki yapmış olduğu tahribatlar maalesef aileleri birçok sıkıntı ile karşı karşıya bırakmıştır. Ülkemizde çiftçi, memur, emekli, işçi, iş adamı, esnaf çok büyük sıkıntı içerisindedir. Bunlara bağlı olarak borçlar ödenememekte, her geçen gün icralarla karşılaşılmaktadır. Bu da toplumun psikolojisini bozmakta insanları umutsuzluğa itmektedir. Sonuçta da insanlarda madde kullanımı her geçen gün artmaktadır. Gençler, erişkinler, kadınlar, yaşlılar madde bağımlısı haline gelmektedir.
AKP iktidarı bu gençleri görmelidir. Başta büyük şehirler olmak üzere birçok ilimizde uyuşturucu ve diğer madde bağımlısı sayısı artmakta, aileler dağılmaktadır. Milli Eğitim, Aile Sosyal İşler, Sağlık Bakanlığı yetkilileri gençlere ve halka sahip çıkmalıdır. Bakanlıklar pansuman tedbirlerle bu önemli konuyu geçiştirmektedir.
Maalesef bu güne kadar genel nüfusta madde kullanım yaygınlığı alanında, ülke genelini kapsayan herhangi bir çalışma yapılmamıştır.
2003 yılında BM’nin desteklediği Türkiye’de hane halkını, öğrenciler ve hapishanedeki nüfusu kapsayan bir örnekleme tasarımı ile, 6 ilde bir araştırma yapılmıştır. Bu araştırmaya göre 15-64 yaş arasında;
• Afyon ve türevi maddelerin en az bir kez deneme oranı %00,5
• Selvant ve yatıştırıcı maddeler en az bir kez deneme oranı %00,6
olarak tespit edilmiştir.
2010 yılında TUBİM Ankara ilinde yapılan pilot araştırmada
Esrarın en az bir kere denenme oranı %1,6
Son 1 yılda kullanım oranı %0,8 olarak hesaplanmıştır.
2010 yılında TÜİK tarafından yapılan araştırmada
Herhangi bir uyuşturucuyu en az bir kere deneme %0,93
Erkeklerde madde kullanımı en az bir kere deneme oranı %1,26 Bayanlarda ise %061 olarak bulunmuştur.
TUBİM 15-64 yaş grubunda 2011 de bir araştırma yaptı. Buna göre,
Herhangi bir maddeyi en az Toplam Erkek Kadın
1 kere kullanımı 2,7 3,1 2,2
Esrar 0,7 1,1 0,2
Kokain 0,05 0,1 ?

15-34 Yaş Grubunda ise
Toplam Erkek Kadın
Herhangi bir madde 3 3,7 2,2
Esrar 1,0 1,6 0,3
Bulunmuştur.
Öğrenciler arasında yapılan araştırmada herhangi bir yasadışı bağımlılık yapan maddelerin, en az bir kere denenmesi oranı %1,5 olarak bulunmuştur. Bu oran erkeklerde %2,3 kızlarda %0,7 olarak hesaplanmıştır. Öğrencilerin %1,1’inin ailesinde tütün yada alkol dışında başka madde kullanan birisi vardır.
Maddeyi ilk kez kullanma yaşı ortalaması ise 14 yaştır.
Bu araştırma sonuçlarına bakılınca konu ülkemiz için çok önemlidir. Anayasamızın 58. Maddesinde “Devlet gençleri uyuşturan maddelerden korumak için gerekli tedbirleri alır” denilmektedir.
Bundan dolayı da devlet önleme faaliyetlerini süratle yapmalıdır. Koruyucu hekimlik yani, maddeye hiç başlamamak korunmanın temelidir. Madde bağımlılığı tedavisine ve topluma yeniden kazandırılması için harcanan emek ve maliyet, önleme boyutunda harcanan emek ve maliyette çok fazladır.
Bundan dolayı da çevresel önleme çalışma grupları oluşturulmalıdır. Okul, aile, toplum odaklı çalışmalar yapılmalıdır.
Uyuşturucunun hedefinde çocuk ve gençler başta gelir. Bundan dolayı da risk altındaki gruplara yönelik çok yönlü değerlendirmeler yapılmalıdır.
Ankara’da yedi farklı lisede yapılan araştırmada, lise öğrencileri arasında %13,2 sigara, % 23,5 alkol, %2,3 hayatta en az bir kere uyuşturucu madde kullandığı tespit edilmiştir.
Bu büyük tehdide rağmen okullarımızda 9 yıldır uyuşturucu madde kullanımı konusunda araştırma yapılmamaktadır. Avrupa’da uygulanan ve ülkemizde uygulanması istenen ESPAD ( Avrupa genelinde madde kullanımı değerlendirme projesi) 2003 yılında itibaren Milli Eğitim Bakanlığı izin vermediğinden dolayı yapılamamıştır. Yani okullarımızda gençler arasında istatistiki genel bilgiler 2003 yılına dayanmaktadır.
Bu doğru değildir. Bugünkü zamanda ülkemizde birçok şehirde, özellikle bazı semtlerde gençler arasında bali, tiner, uyuşturucu kullanımından dolayı neredeyse yürünemez, gezilemez durumlar vardır.
Çocuklarımız, gençlerimiz kötü alışkanlıklarının kurbanı olmaya devam etmektedir. Bununda en önemli sebeplerinin başında işsizlik, yoksulluk, ilgisizlik, fakirlik gelmektedir.
AKP iktidarında işsizlik ve yoksullukla yeterli mücadele sağlanamamıştır. Emeklileri, memuru, esnafı ve çiftçileri , iş adamları, engelliler çok zor şartlar altında yaşam mücadeleleri vermektedir.
Evde geçim zorluğu aile bağlarını etkilemekte ve çocuklar ilgisiz, sahipsiz kalabilmektedir. Ayrıca aile bireyleri arasındaki çeşitli diyalogsuzlukta çocukları dışarıya, dış dünyaya sevk etmekte, kötü alışkanlıklarla baş başa bırakmaktadır.
Sonuçta çocuklarımız kabul edilemeyecek çok kötü durumlarla karşılaşmaktadır. Bundan dolayı da başta siyasiler olmak üzere, toplumun her ferdi bu konuda sorumludur. Onun içinde Sağlık, Milli Eğitim Bakanlığı, Aile ve Sosyal İşler Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığına, İçişleri Bakanlığına çok önemli görevler düşmektedir. Basit önlemlerle, pansuman tedbirlerle konu çözülecek gibi değildir.
Gençler üzerinde çeşitli projeler yapılıp meşguliyetleri arttırılmalı, yönlendirilmelidir. Aile bağları kuvvetlendirilmeli. Bu yönlü projeler uygulamaya konulmalıdır.
Bugün dış dünyada özellikle batıda, gelişmiş ülkelerde, madde bağımlılığı ve uyuşturucu kullanımı her geçen gün artıyorsa bunun analizi ülkemiz yetkilileri tarafından çok yönlü olarak yapılmalıdır. Madde temininden tutunda uyuşturucu kullanımına kadar her yerde devlet müdahil olmalıdır. Bu gün ülkemiz ağır bir PKK saldırısı ile karşı karşıyadır. PKK’nın ve diğer terör örgütlerinin gelir kaynaklarının birçoğu uyuşturucu ticaretinden olmaktadır. 10 milyar doların üzerinde paranın bu piyasada döndüğü ifade edilmektedir.
Ülkemiz uyuşturucu olayları konusunda da sıkıntı içerisindedir. 2011 yılında ülkemizde 67.099 uyuşturucu olayı meydana gelmiş, bu olaylarda 105.665 kişi yakalanıp adliyeye sev edilmiştir. Bu olayların %87’si uyuşturucu ve madde kullanma, bulundurma, % 13’ü ise satma ve kaçakçılık suçlarından oluşmaktadır. Cezaevlerinde uyuşturucu suçundan yatanların oranı çok yüksektir.
Bugün ülkemizde TUBİM (Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı izleme Merkezi) çok yönlü çalışmalar yapmaktadır. Geçtiğimiz günlerde TUBİM ulusal uyuşturucu madde kullanımı ile mücadele konusunda konferans tertip etmiştir. Ancak konu sadece bir bölümünü değil, herkesin sorunudur.
26 Haziran dünya madde kullanımı ve kaçakçılığı ile mücadele günü olarak kabul edilmiştir. Bu günde bütün bakanlıkların STK’ların etkinlik yapması, halkı aydınlatması gerekmektedir. Ancak gördüğümüz kadarıyla bu günle ilgili sadece Emniyet Müdürlüğü, geçmişti TUBİM 4 gün boyunca stantlar açıp, kitap ve broşürler dağıtmıştır. Bu yeterli değildir.
Bütün Bakanlıklar, STK’lar, halk olayı önemsemeli ve topyekûn mücadele etmelidir.

Dr. Reşat Doğru
Milliyetçi Hareket Partisi
Tokat Milletvekili

     
Seçim Beyannamesi
 
 
Anket