Ziyaretçi Defteri
Videolar
Gündem
 
LinkedIn / Twitter
Fotoğraf Galerisi
Tokat Resimleri
Ziyaretçi Sayısı

188422

     

ÜLKEMİZDE ÖLÜMLER ARTIYOR



Ülkemizin en önemli sorunlarının başında, terör olayları, trafik kazaları ve son yıllarda karşımıza çıkan küresel iklim değişikliğine bağlı oluşan meteorolojik olaylar neticesinde insan ölümleri oluşturuyor.

PKK terörü ve son olarak Hatay Reyhanlıda terör saldırısı sonucu birçok insanımızı kaybettik. Reyhanlı saldırısını şiddetle kınıyorum. Ayrıca trafik kazaları neticesinde her gün onlarca insanımızı kaybediyoruz. Ancak son 1 hafta da basın yakın takip edildi ise görülmektedir ki, ülkemizde insanlar çevreyi kirletmeleri sonucu Mersin, İzmir, Edirne gibi illerimizde sel felaketleri, Tokat Erbaa ilçesinde yıldırım düşmesi, Çukurova havaalanı şantiyesinde ve Mardin de hortum oluşması neticesinde işçilerin ölümü ve yaralanma olayları da karşımıza çıkmıştır.

Sonuçta Ülkemizde yeni büyük bir felaket kapımıza dayanmıştır. Bu da hava, deniz ve karanın kirlenmesi sonucu oluşan, küresel ısınma ve iklim değişiklikleridir.

Hızlı artan dünya nüfusu, küçük yerleşim yerlerinden, büyük şehirlere göç, sağlıksız şehirleşme, plansız sanayileşme, verimi artırmak amacıyla kullanılan ilaçlar, yapay gübreler, özellikle artan deterjan kullanımı, giderek çevre kirliliğine sebep olarak, dünyamız yaşanmaz bir hale gelmektedir.

Sağlıklı yaşamak isteyen insanlar olarak, hepimizin çevre sorunlarını dile getirmemiz ve hep birlikte çözümler aramamız gerekmektedir.

Çevrenin kirlenmesiyle insanların ve diğer bütün canlıların yaşamlarının tehlikeye atıldığı bir zaman sürecini yaşıyoruz.

İnsanlığın bir yandan kalkınmaya, refaha ihtiyacı var. Bunlar tabi ki yapılmalıdır. Ancak her türlü çevre hassasiyeti de korunmalıdır.

Teknolojinin gelişmesini, sanayileşmenin olmasını, yeni şehirler kurulmasına karşı değiliz. Ancak bunlar yapılırken insan hayatının, yaşamın en önemli varlığımız olduğu maalesef unutuluyor.

Hava ve karanın kirlenmesinin yanında, tehlikeli ve zararlı maddeler göl ve denizlere dökülmesi de karşımıza çok büyük çevre sorunlarını çıkarmaktadır. Denizlerde özellikle petrol taşımacılığından gemiler kullanılmaktadır. Ancak İstanbul Boğazı başta olmak üzere denizlerde gemi kazaları olmakta, binlerce ton petrol ürünü denizlere dökülmektedir. Bu da çok büyük deniz kirlenmesine sebep olmaktadır.

Ayrıca tehlikeli atıkların akarsulara göllere, denizlere dökülmeleri, balıkların ve çeşitli canlıların ölümüne sebep olmaktadır. Ülkemizde her gün basına yansımayan çeşitli dere ve ırmaklarımızda binlerce balık ve canlı ölümleri ile karşılaşıyoruz.

Bunun yanında içme ve sulama sularında da bir çok sorunlarla karşılaşıyoruz.Atıklarla kirlenen ırmak ve dere suları ile tarım alanları sulanınca bitkiler yanıp kavrulmakta, kaybedilmektedir. Ancak bu kirlenmeye su kenarlarında bulunan bazı fabrikaların atık arıtma tesislerini çalıştırmadığından olduğu da bilinmelidir. Atık arıtma tesisi pahalı, çok enerji harcanıyor diyerek çalıştırılmıyor. Kirli su ve atıklar direk akarsulara, denizlere dökülebiliyor. Bu da çevreyi kirletiyor.

Çevre müdürlükleri bu yönlü kontrollerini, sık aralıklarla mutlaka yapmalıdır.

Birçok kasaba ve köylerde içilmesi çok tehlikeli olan sular kullanılmaktadır. İçme suyu kontroller sık aralıklarla yapılmalıdır. Valileri bu hassas görevi daha iyi yapmaya davet ediyorum.

İçme sularının kirliliği yanında, ülkemizde, yoğun bir hava kirliliği de yaşanmaktadır. Ülkemizde 79 il de hava kirliliği vardır. Bununda en büyük sebebi kalitesiz yakıt kullanımı, sanayi atıklarının havaya verilmesi ve trafikte ki araç sayısının artmasıdır.

Son yıllarda dünyamızda hava kirlenmesi karbondioksit seviyesinin yükselmesi şeklinde karşımıza çıkmaktadır. CO2 oranının yükselmesi dünyamızda küresel ısınmayı artırmaktadır. Bu da iklim değişikliğine sebep olmaktadır. Bunun sonucunda ülkemizde hem sel baskınları artacak, hem de kuraklık olabilecektir. Ayrıca ekstrem hava olayları da olabilecektir.

Bunlardan dolayı da dünya da CO2 başta olmak üzere sera gazları salınımları mutlaka azaltılmalıdır. Azaltılmaz ise geriye dönüşü olmayacak ağır çevre bozuklukları ve sağlık sorunları ile karşılaşacağız.

Ayrıca ülkemizde küçük ölçekli akarsular üzerinde binlerce HES santralleri bulunmaktadır. Neredeyse akarsuyun her km’sine bu santraller kurulmaktadır. Bu doğru değildir. Bu santrallerin faydaları yanında birçok zararı da vardır. Devletin suyu özel sektörün eline geçmektedir. Bölgenin mikro klima etkisi bozulmakta, doğal doku ortadan kaldırılmaktadır. Küresel ısınmanın arttığı, suyun gittikçe azaldığı ülkemizde, ileri yıllarda fakir köylü sulama için su bulamayacak, yüksek fiyatlarla satın almak mecburiyetinde kalabilecektir. Bunlardan dolayı küçük ölçekli HES’lere çiftçi örgütleri ve çiftçiler şiddetler karşıdır.

Ayrıca diğer bir çevre sorunu da her kesin kullandığı cep telefonları, TV.ler, buzdolabı, bilgisayar gibi elektronik ve elektrikli aletlerdir.

Cep telefonları, çocuklarımız başta olmak üzere bütün insanlarımız korunmasız, bilinçsiz bir şekilde saatlerce kullanıyor. Ancak telefonların yaydığı ışınların, titreşimlerin insan sağlığına ne kadar zararlı olduğu unutuluyor.

Ayrıca miadı dolan pillerin, doğaya bilinçsizce atılması, kullanılmayan bilgisayarlar, TV’lerin çevreye atılması ile kirlilik ortaya çıkmakta sağlık tehdit altına girmektedir.

Sonuçta çevreyi kirletmeden, doğal kaynakları ölçülü kullanarak üretimi ve refahı artırmamız gerekir. Çevre ve insan sağlığı çok önemlidir. Çünkü her şeyin başı sağlıktır.

Geçtiğimiz 8-10 Mayıs tarihlerinde Denizli – Pamukkale’de TÜKÇEV (Tüketici ve Çevre Eğitim Vakfı) ve Pamukkale Üniversitesince ulusal çevre ve insan sempozyumu yapıldı. İlim adamları, çeşitli Sivil Toplum Kuruluşları temsilcileri çok önemli konuşmalar yapıp tespitler yaptılar. Toplantı sonunda da sonuç bildirgesi adı altında bildiri yayınladılar.

Bu bildirideki her madde çok önemli olup herkes tarafından uygulanmalıdır.

Ayrıca 5 Haziran tarihinde dünya çevre günü kutlanacaktır. Çevre sadece belirli zamanda hatırlanmamalı, her zaman sahiplenmelidir diyoruz.

Birleşmiş Milletler bu yılkı çevre ile ilgili sloganı DÜŞÜN – YE – KORU dur. Bu sloganı önemseyerek, Dünyamıza sahip çıkalım diyoruz.


Dr. Reşat Doğru
Milliyetçi Hareket Partisi
Tokat Milletvekili

     
Seçim Beyannamesi
 
 
Anket