Ziyaretçi Defteri
Videolar
Gündem
 
LinkedIn / Twitter
Fotoğraf Galerisi
Tokat Resimleri
Ziyaretçi Sayısı

186671

     

AVRUPA TÜRK GENÇLİĞİ SAHİPSİZ



Ekonomik yönden rahatlamak için yurt dışına çalışmaya giden insanlarımız, bu ülkelerdeki yüksek seviyede ki hayat şartlarını görünce buraların cazibesi ile oralara yerleştiler. Ailelerini de götürdüler. Sonuçta 2.3.4. nesile doğru gidiyoruz.
Buna bağlı olarak toplumlar arası kültür alış verişi hız kazanmış, sosyal ve kültürel yapıda önemli değişimler olmuştur. Eşini ve çocuklarını Türkiye’de bırakıp gidenlerin bazıları orada tekrar evlenmiş, çoluk çocuk sahibi olmuşlardır.
Ailelerini yanına alanlarda iş buldukları ülkelerin şartlarına uyumsuzluktan kaynaklanan ciddi sorunlar olmuştur. Uyumsuzluk sonucu çocukların eğitimleri aksamış, birçok başka sorunlar da ortaya çıkmıştır.
Türk çocukları arasında alkol, sigara, uyuşturucu madde bağımlılığı çok ciddi sorun olarak karşımıza çıkmıştır.
Aile ve çevresi ile sürekli çatışma halinde bulunan, uyumsuz, psikolojik sorunları olan gençlerin sayısı giderek artmaktadır. Bu gençler arasında suç işleme oranı da çok yüksektir.
AB ülkelerindeki cezaevlerinde 30 binin üzerinde Türk mahkûm bulunmaktadır. Bunların büyük çoğunluğu uyuşturucu suçundan dolayıdır. Bu sayı giderek de artmaktadır.
Doğu, Batı kültürü arasında kalan Türk gençleri iki kültürü de yeterince öğrenemediklerinden hayatta, eğitimde başarısız olmaktadırlar. Ancak güçlü aile desteği alabilenler, karşılaştığı sorunları yenebilmiş, eğitimlerini başarıyla tamamlayabilmiş, çalışma hayatında başarılı olmuşlardır. Başarısız olanları çok kötü bir hayat beklemektedir.
Ayrıca bunların yanında Avrupa’da, çeşitli ülkelerde örneğin Almanya’da gençlik dairelerinin binlerce Türkiye kökenli çocuğu, ailelerinin elinden KORUMA adı altında haksız yere aldıkları görülmektedir. Bu çocukları kendi öz kültürlerinden uzak ailelere vererek yetiştirmektedirler. Kayıtlara da Türk değil Alman vatandaşı olarak geçmektedir.
Yani Türk çocuğu ailesinden çeşitli sebepler ileri sürülerek zorla alınmaktadır. Anne baba ve akraba çocuğa ulaşamamakta, çocuk kaybedilmektedir. Hatta bazen aile arasında ki basit bir kavgadan, sudan sebepten çocuklar ailelerden koparılmaktadır. Aileler de kanunları iyi bilmediklerinden perişan olmakta ne yapacağını bilememektedir.
Bundan dolayı da sahipsiz Türk çocuklarına destek olmak, onların haklarını savunmak için kurulan sivil toplum kuruluşlarını devlet maddi ve manevi yönden mutlaka desteklemelidir. Almanya genelinde bu konuda faaliyet gösteren Kamil Altay ve arkadaşlarının kurduğu Ümit Yıldızı Derneğine sahip çıkılmalıdır. Her türlü fedakârlığı yapan bu insanlara devlet olarak desteklersek sorunu çözmek de çok büyük mesafe alırız. O insanlar korunmalı onlarla beraber olunmalıdır. Çünkü hem mağdur çocuk, hem de mağdur aile sayısı çok artmaktadır.
Yabancı düşmanlığının her geçen gün arttığı Avrupa ülkelerinde aileye, topluma, devletimize çok görev düşmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, Milli Eğitim Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Aileden sorumlu Devlet Bakanlığı, Dış Türkler ve Akraba Topluluğu Başkanlığı, Yunus Emre Kültür merkezleri çocuklar ve gençlere cazip olacak çeşitli projeler hazırlamalı, çocuklarımıza sahip çıkmalıdır.
Çocuklarımızı milli ve manevi değerlere göre yetiştirmeli ülkemizi sevdirmeliyiz. Türkçeyi iyi bilen, konuşan tarihimizi iyi anlamış, ülkesinin her değerini yerinde görmüş Türk olmaktan gurur duyan gençler yetiştirmeliyiz.

Dr. Reşat DOĞRU
Milliyetçi Hareket Partisi
Tokat Milletvekili

     
Seçim Beyannamesi
 
 
Anket